ANAMUR Hakkında Yazdır E-posta

İlçemizin dogal zenginlikleri olarak Pullu Milli Parki, magaralar, Dragon Çayi Vadisi sayilabilir. İlçemizde 7 adet magara mevcut olup, bunlardan Çukurpinar Magarasi Türkiye'nin en büyük ve dünyanin sayili büyük magaralarindandir. 1450 metreye kadar inilen magarada çalismalar halen devam etmektedir. Astim Magarasi olarak da taninan Kösek bükü Magarasi ziyarete açik olup, içinde barindirdigi 6 adet göl, ilginç yapisi ve halen yasayan magara olma özelligine sahip Ügü Magarasinin da ziyarete açilmasi için çabalarimiz sürmektedir.

180 çadir ve 30 karavan kapasitesine sahip Pullu Milli Parki özellikle yaz aylarinda yabanci turistlerin ilgisini çekmektedir.
İlçemizde turizm istenilen seviyede olmamakla beraber, son dönemde önemli gelismeler kaydedilmistir. İlçemizi ziyaret eden turistlerin konaklama ihtiyacini karsilamak üzere 2'si Turizm Bakanligi belgeli, 16 otel, 3 apart otel, 3 motel, 2 mokamp, 13 pansiyon ve bir adet kamping olup, kapasite 1330 yatak, 280 çadir ve 140 karavan kapasitelidir.

Mamure Kalesi

Anamur yada Mamure kalesi olarak adlandirilan kale, Anamur'un 7 km. güneydogusunda Anamur-Mersin karayolu üzerindedir. Ilk olarak M.S. 3. ve 4. yy.'da Romalilar tarafindan yaptirilmistir. 12. yy.'da Karamanogullari tarafindan ele geçirilmis, yeniden onarilmis ve adi da Mamure Kalesi olarak degistirilmistir. Kale daha sonra 15. yy.'da yeni onarimlar görmüstür. 16. ve 18. yy.'da kaleye Osmanlilar tarafindan yeni eklentiler yapilmistir.

Bir hendekle çevrili bulunan kale, 39 kule ve 3 avludan olusmustur. Kalenin dogu tarafinda büyük bir burcun ortasinda 22 m. yüksekliginde özel bir kule vardir. Bati avlusunda ise 1221 yilinda Karamanogullari tarafindan insa edilmis olan tek minareli bir cami bulunmaktadir. Bir çok kez restore edilmis olan cami, bugünkü haliyle 16. yy. Osmanli mimarisi özellikleri tasimaktadir.

Kale birbirinden yüksek duvarlarla ayrilmis,dogudaki iç avlu, batidaki dis kale, bunlarin güneyinde kayaliklar üzerine insa edilmis iç kaleden meydana gelir. Güneyde, sahil kenarinda, kuzey doguda bas kule olarak adlandirdigimiz yüksek ve çok katli gözetleme formlarinda bes kule, köse burcunun yaninda üst örtüsü tamamen yikilmis fener kulesi yer alir. Iç avlunun kuzeybati sinirini olusturan yüksek surda degisik sekilde 7 adet burç olup, bunlardan kuzeydogu tarafindakiler duvar ile birlikte yikilmislardir. Dis kalede Çesmesi, Depolari, Sarniçlari ve islevini hala çözemedigimiz bazi yapi kalintilari yer alir.
Denizden ve karadan gelecek saldirilari önlemek amaciyla disaridan korumali gözleme pencereleri bulunmaktadir. Kalenin kuzey kisminin önünde 5 m. genisliginde bir koruma hendegi mevcuttur. Ancak bu hendekler günümüzde toprakla dolarak kaybolmustur. Kalenin kuzeyinde karayolu üzerinde dört bölümlü bir hamam bulunmaktadir. Bu hamam da Karamanogullari tarafindan yaptirilmistir. Hamamin giris bölümü yikilmis, iliklik ve sicaklik bölümleri oldukça saglam bir halde zamanimiza gelmistir. Evliya Çelebi bu kaleden söz ederken Osmanli Padisahi 2. Selim zamaninda Lala Mustafa Pasa tarafindan kalenin fethedildigini yazmistir.

Kaleden zamanimiza gelmis tek yazit bati cephe duvarlari üzerindedir. Yazitta özetle; “Karamanoglu Alaaddin oglu Menmet oglu Sultan Ibrahim insa etti.Bu tarih Mükerrem Sevval ayinda yazdi,” yazilidir.

Anemurium

Anamur – Gazipasa karayolunun 7. km.'sinden sonra deniz tarafinda 2 km. lik yol, Anemurium antik kentine götürür. Anemurium kelimesi Latincede (Anem:Burun, Ourium:Rüzgar) “Rüzgarla Burun” anlamina gelmektedir. Antik kentin ne zaman kuruldugu hakkinda herhangi bir bilgi bulunmadigi gibi Roma Imparatorlugu öncesine giden kalintilara da bugüne kadar rastlanmamistir. Kentin adi sadece bir liman listesinde geçtigi için M.Ö. 4. yy.'da varoldugu söylenmektedir.

M.S. 1. yy.'da kentin çevresindeki ilk surlarin yapildigi ve kentin bir süre Kommageneli Antiochos'un (M.S. 38-72) yönetimine birakildigi bilinmektedir. Kibrisa yakin olmasi nedeniyle özellikle Romalilar zamaninda bir ara istasyon konumunda olan Anemurium, ayni zamanda kara yoluyla Toroslardaki en önemli Roma kentlerinden biri olan Germanikopolis'e baglantiliydi.

Böylece Anemurium bu bölgedeki dogal kaynaklarin ihraç edildigi önemli bir ticaret kenti olmustur. Kent, M.S. 260'da Sasaniler tarafindan ele geçirilmistir. M.S. 4. ve 5. yy.'da Toroslardan gelen korsanlar kenti sik sik tahrip etmislerdir. M.S. 650 yilinda Arap akinlarina ugrayan kent, bu tarihten sonra terk edilmistir. 12. ve 13. yy'da Selçuklular tarafindan Mamure Kalesinin ele geçirilmesinden sonra bölge Türk egemenligine girmistir. Anermurium surlarla çevrilidir. Ören yerinde halen kilise, Roma hamami, konser salonu, mahkeme salonu, ev ve mezar kalintilari bulunmaktadir. Bunlarin hepsi mozaiklerle süslenmistir. Anemurium'un tarihi dört dönemden olusmustur. Helenistik dönem, uygarligin zirvesine ulasmis Roma kenti, Bizans dönemi ve 7. yy.'da yoksullasmis sehir.

Mezarlar (NECROPOL)

Bina seklinde iki katli mezarlar bulunmaktadir. Bu mezarlarda ziyaretçiler için küçük giris salonlari vardir. Uzaktan bu mezarlar bir sehir kalintisi görünümü vermektedir. Necropol alani içerisinde plan özelliklerini koruyan 350 yapi saptanmistir. Necropol alani içindeki kilise M.S. 400 yilinda insa edilmistir.

KONSER SALONU (ODEON)

Odeon I.S. 2. yy.'da insa edilmistir. Odeon'un oturma yerleri daire seklindedir. Roma tipinde yapilmis, platformun tamami mozaikle kaplidir. Oturma basamaklari 900 kisiliktir. Tepeden inen duvarin yanindadir. Yamaca dayali oturma yerlerinde iz kalmayan tiyatronun yalniz yuvarlak çevre duvarlari saglamdir.

HAMAM
Tiyatronun batisinda bulunan hamam, antik kentin en saglam kalmis yapisidir. Duvarlari kirma taslarla örülü ve sivalidir. Iki katli olan yapi, tonozla örtülü bir salon ile ara açilan odalardan olusur. Içte ve dista, kirmizi, siyah ve beyaz boyali fresk isleri görülür. Hamamin dösemesi mozaiktir. Hamamin girisinde Grek tarzinda düzenlenmis mozaik tabloda “iyi banyolar” dilegi yazilidir.

SURLAR
Anemurium'da 1.5 km uzunlugunda 8 metre yüksekligindeki kenti çevreleyen surlar yörenin mavi kireç tasindan insa olunmustur. Bir yazida M.S. 383'de Isaura valisi Matronianus'un emriyle surlarin askeri bir alay tarafindan yapildigi kaydi geçer.


Kösekbükü Magarasi

Içi isiklandirilarak turizme açilan magara ve çevresinde kir kahvesi, piknik alanlari ve tedavi için gelenlerin konaklamalari için yapilmis bungalov tipi konutlar yer alir.

Magaraya ulasan yolun keskin viraj ve rampali olmasi nedeniyle yörede; devenin yük tasiyacak duruma geleni olan, “Kösek“ ve viraj anlamina gelen “Bük” sözcüklerinin birlestirilmesi sonucu magaraya “Kösekbükü” adi verilmistir.

Anamur'un 15 km. kuzey batisinda, Ovabasi Köyünü geçtikten sonra, ormanlik bir alanda yer alan “Kösekbükü Magarasi” 3. zamanin miyosen devri ( Alt miyosen ) kalkeri içerisinde bulunmaktadir. Çevresinde, yigilmalar halinde 4. zamana ait tabakalanmis kaya dokulari yer alir.

Sifa yeri olarak bilinen magarada astim hastaligini iyilestirici özelliklerinin bulundugu söylenmektedir. Roma Krali Antiochus'un kizi Anna'nin astim hastaliginin bu magarada iyilestigi bir rivayet olarak yaygindir.

Magaraya, dogu yönünde bulunan yaklasik 2m. genisliginde diaklaz ( çatlak ) dan girilir. Toplam 500 m2 genisliginde olan magara içi: Dilek, Sifa ve Huzur bölümleri olarak, üç ayri bölüm halindedir. Magarada isi, yaz – kis 18 santigrat derece, nem orani %80-80, basinç 160-162milibardir.

 

 
2008 © BELLA HOTEL
Bir TURKUAZ WEB TASARIM Yapımıdır.